Ege'nin Sesi: KESK'ten İzmir'de İç Güvenlik Eylemi
Ege'nin Sesi-Oğuz Can Demirören/Kamuoyunda "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen yasa tasarısının iki haftalık ertelemenin ardından 16 maddesinin kabulü üzerinde KESK ve demokratik kitle örgütleri tarafından İzmir'de yasa tasarısına karşı protesto düzenledi. Konak Pier önünde toplanan demokratik kitle örgütleri ve sendikalar "İç Güvenlik Yasa Tasarısına Hayır" pankartı açarak İzmir Büyükşehir Belediyesi önüne yürüdü. Burada bir basın açıklaması gerçekleştiren kitle örgütleri sıkça, "Faşizme karşı omuz omuza" ve "Bu yasa sokaktan geçmez." sloganlarını attı.
İç Güvenlik Paketini Kabul etmiyoruz başlık eylemde KESK adına okunan basın açıklamasında; "AKP "iç güvenlik"ten, en ufak bir hak arayışı için sokaklara çıkan ve tepkisini demokratik, barışçıl bir yoldan dile getiren emekçiye, esnafa, topraklarında HES istemeyen köylüye saldırmayı anlıyor. Polis mermisiyle, biber gazıyla ölümler ve sakatlanmalar AKP'nin iç güvenlik anlayışıdır." dendi.
Eyleme KESK dışında birçok demokratik kitle örgütü katılırken, açıklamada Biber Gazı Yasaklansın İnisiyatifi'nin 2014 yılında biber gazının kullanımına dair rapor olarak sunduğu; 365 günün 224'ünde biber gazı kullanıldığı hatırlatılırken, 2002'den beri devletin güvenlik güçlerinin öldürdüğü, ölümüne yol açtığı çocukların sayısının yüzlerle ifade edildiği söylendi.
Yasanın İzmir'de 13 "Zorunlu din dersi" boykotları ve eylemleri sırasındaki tutuklamalar, gözaltılar ve yıllardır toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılan güzergahların 2911 sayılı yasaya aykırı ilan edilmesi, bu yasa tasarısının İzmir'de uygulanmaya başlandığı söylenen basın açıklamasında "Ancak nasıl ki bu tasarı ortada yokken bizler alanlarda idiysek, bu tasarı yasalaşsın ya da yasalaşmasın alanlarda olmaya devam edeceğiz." denildi.
"AKP'nin iç güvenliği 2002-2011 yılları arasında işlenen 127 faili meçhul cinayetti!" denilen açıklamada "2013 yılında ulusal basına yansıyan 214 kadın cinayeti, 267 tecavüz, 241 kadına yönelik şiddet olayının geçtiği hatırlatılarak, "Kadın erkek eşitliğinde 134 ülke içerisinde 126.yız" ifadesi kullanıldı. Öte yandan her yıl ortalama 30 kişinin sokakta polis tarafından öldürüldüğü belirtilirken Türkiye'de polisin yetkilerinin arttırıldığı söylenildi. Açıklamada şu ifadelere de yer verildi;
"Tasarının yasalaşması halinde, insan hak ve özgürlüklerini Anayasamıza, Avrupa İnsan Haklarını Sözleşmesine aykırı biçimde kısıtlayan vahim sonuçlar doğacaktır. Yasayla, halihazırda vatandaşa yeterli bir hukuki güvence sağlamak bakımından zaten yetersiz olan hakim ve savcılar, tümüyle devre dışı bırakılmış, tüm yetkileri polise ve idareye devredilmiş olacak. Ayrıca başta toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı olmak üzere, birçok temel hak ve özgürlüğün kullanılması fiilen imkansız hale gelecektir.
"AKP'yi de yasasını da kabul etmiyoruz"
Eyleme katılan Eğitim-Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca basın açıklamasından sonra pakete dair konuşarak tasarının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Türk Tabipler Birliği adına söz alan bir TTBli ise Gezi Eylemleri sırasında, doktorlar görevlerini yaptığı için TTB'ye karşı açılan davaları hatırlatarak "AKP'yi de yasasını da kabul etmiyoruz." dedi.


"Bu yasa, genel ve kalıcı bir sıkıyönetim yasasıdır" denilen açıklama İzmir'de 28 Şubat'ta Gündoğdu meydanında düzenlenecek eyleme yapılan çağrı ile son buldu.
